); ga('send', 'pageview');

GENÇLERDE KENDİNE ZARAR VERME DAVRANIŞI

Gençler arasında gittikçe yaygınlığı artan ve aileleri endişelendiren durumlardan biri “kendine zarar verme” davranışıdır. Kollar başta olmak üzere vücudunun çeşitli bölgelerini çizme, kanatma, iğne, ataç  benzeri şeyler batırma, yakma gibi davranışlara kendine zarar verme davranışı diyoruz.

Birinin kendisine bilerek fiziksel zarar vermesini anlamak zor olabilir. Bu nedenle çocuğunun kollarında, bileklerinde, bacaklarında oluşan yaralanmaları gören ve bunları kendi kendine  yaptığını fark eden aileler dehşete düşmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ergenlik döneminde bu tür davranışlar gittikçe artmaktadır. Yaygınlığı tam bilinmemekle birlikte kliniklere başvuran gençlerde saptanan oranlar dikkat çekicidir. Kollarını sürekli kapalı tutma, başkalarının göremeyeceği yerlere zarar verme gibi nedenler uzun süre ailelerin farkında olmasını engellemektedir. Genellikle ergenlik başlangıcı ile başlamakta ve ele alınmadığı zaman uzun yıllar sürebilmektedir. Kız çocuklarında erkek çocuklara oranla sık görülmektedir.

RİSK ETMENLERİ: Genç yaşta olmak, kadın olmak, düşük sosyo-ekonomik durum kendine zarar verme davranışı için risk etmenleridir. Ayrıca olumsuz sosyal çevrede büyümek ve ailenin durumu önemlidir. Aile içi sorunlar, çocuğun aile içinde ihmal ve istismara uğraması gibi durumlar riski arttırır.

Depresyon, anksiyete bozuklukları, madde kullanımı ve dürtü kontrol sorunları riski arttıran psikiyatrik hastalıklardır. Genetik geçen ve edinilen kişilik özellikleri de önemli rol oynar. Risk etmenleri kendine zarar verme davranışına neden oldukları gibi, önceden bilindiğinde ve önlem alındığında korunma için de kullanılabilir.

KENDİNE ZARAR VERME DAVRANIŞININ NEDENLERİ

Aileler ve başkaları için anlamak zor olsa da, kendine zarar verme davranışı yapanlar için anlam ifade etmektedir. Kendine zarar verme davranışının nedenlerini açıklayan bir görüş; dayanamadıkları  duygusal acıyı daha kabul edilebilir bir fiziksel acıya yönelterek kendilerine zarar verdikleri şeklindedir. Kendine zarar verme davranışı gençlerde öfke, kaygı, hayal kırıklığı gibi duygular sonrası ortaya çıkmakta ve kendine zarar verdiklerinde bir rahatlama hissi duyduklarını ifade etmektedirler. Yani bu durumu bir şekil duygularını düzenleme yöntemi olarak kullanmaktadırlar. Ancak bu rahatlama olumsuz bir başa çıkma yoludur. Gençler kendine zarar verme davranışını bir kez yapmaya başladıkları zaman davranış pekişir, çözüm gibi görülmeye başlanır ve  sıklığı artar.

Aynı zamanda kendini dışlanmış, kötü olarak algılayan ve yaşamalarında olup biten olumsuzluklar nedeniyle hiç bir şey hissedemediklerini düşünenler bir şeyler hissedebilmek için kendilerine zarar verebilmektedirler.

Birey bazen heyecan ve coşku yaratmak amacı ile kendine zarar verebilir. O zaman bu davranış diğer nedenlerle olduğunun aksine yalnızken değil, akranları ile birlikte olduğu zamanlarda ortaya çıkar. Bu davranışlarda intihar niyeti olmasa da, kendine zarar verme davranışı gösteren gençlerin intihar riskleri diğerlerinden fazladır.

TEDAVİ

Kendine zarar verme davranışını tedavi etmek için öncelikle saptamak gerekir. Gizli yapılması nedeniyle aileler uzun süre fark edemeyebilirler. Ancak eğer ergen çocuğunuzda; nedensiz yara izleri,iyileşmeyen yaralar varsa,gittikçe sosyal olarak içe kapanıyor, soyunma odalarında, başkalarının yanında kıyafet değiştirmek istemiyorsa, iğne, ataç vb şeyleri elinde sık görüyorsanız, sıcak havalarda bile uzun kollu giyinmekte ısrar ediyorsa şüphelenmek gerekir.

Çocuğun kendine zarar verdiği fark edilirse, çocuk bunun bir kerelik bir şey olduğunu söylese bile yardım almak gerekir. Çünkü bu durum ciddi bir psikiyatrik hastalığın belirtisi olabilir ve önemli bir sorundur. Gencin öncelikle bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Tedavide gence baş edemediği, rahatsız edici öfke, kaygı, red edilme gibi duyguları ile baş etmeyi öğretmek için uygulanan terapiler önemlidir. Bilişsel Davranışcı Terapiler bu anlamda yardımcı olacaktır. Sorun aile içi ilişkilerden kaynaklanıyorsa aynı zamanda aile terapisi verilerek tedavi edilir. Aileler tarafından anlaşılması zor olan bu davranışın tedavisinde, ailenin bu durumun sorun olduğunu ve çocuğun kendiliğinden durduracağı bir davranış olmadığını anlaması, çocukla empati yapabilmesi tedavi için değerli bir destek olacaktır.  İlaç tedavileri ise özellikle eşlik eden durumun tedavisi için uygulanır ve ilaçlarla birlikte yapılan psikoterapiler oldukça başarılı sonuçlar sağlar.

 

Facebooktwitterlinkedinmail

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.