ÇOCUK VE GENÇ PSİKİYATRİSİ ÇOCUK HAKLARININ NERESİNDE YER ALIYOR

Çocuk ve genç psikiyatrisi çocuk haklarının neresinde sorusuna yanıt vermek için önce çocuk ve genç psikiyatrisinin bir bilim dalı olarak gelişimine bakmak gerekir. 17 ve 18. Yüz yıllarda çocukların yaklaşık üçte ikisi 5 yaşından önce ölüyordu. Çocuklar gerekli tıbbi yardımı alamıyorlardı. Çocukların en temel hakkı olan yaşam hakkından bahsetmek bile mümkün değildi. Örneğin 1654 yılında Massachusetts’de baş kaldıran,inatçı çocukların aileleri tarafından öldürülmelerine izin verilmişti. Bu süreçte çocukların ruh sağlığına ilişkin kavramlar yavaş yavaş Avrupa’da oluşmaya başladı. 1800 lü  yılların sonunda Avrupa’da başlayan çocuk psikiyatrisine ilişkin teorik çalışmalar, Amerika’ya çok daha geç ulaştı. Amerikan çocuk ve genç psikiyatrisi kuruluş tarihi olarak  1899 yılını  vermektedir. Sonraki gelişmelere bakıldığında ironik olan, bu tarihin artan aile içi şiddet ve suçluluk nedeni ile Şikago çocuk mahkemesi tarafından çocuk suçluluğu için oluşturulan çocuk psikopatoloji enstitüsünün kuruluş tarihi olmasıdır. İlk çocuk psikiyatrisi klinik bölümlerinin kurulması ise avrupanın çeşitli ülkelerinde 1920-1930 tarihleri arasında olmuştur. Amerika’da çocuk psikiyatrisi 1953 yılında bir tıp uzmanlık alanı olarak tanımlanmış ve  ve ancak 1959 yılında uzmanlık sertifikası verilmesi ugun bulunmuştur.

Tüm dünyada, klinik bir alan olarak kendini kabul ettirmekte bu kadar geciken alan,uzman yetiştirmeye geç başlamış ve uzman yetiştirme konusunda da yavaş bir ilerleme göstermişir. Hemen her ülkede kısıtlı sayıda yetişen uzmanlar; çocuk psikiyatrisinin klinik bir tıp dalı olduğunu, çocukluk dönemi psikiyatrik hastalıklarının varlığını,biyolojik etkenlerini ve ilaç tedavilerinin geliştirlmesi konularında girdikleri mücadele içinde, çocuklara olan ilgilerini kliniklere gelen çocuklarla sürdürmüştür. 1978 yılında DSM sınıflama sisteminde çocukluk dönemi hastalıkların yer alması adeta bir devrim olmuş ve çocuk psikiyatrisinin ilgisinin “Hasta çocuk ve aile” ile sınırlamasını pekiştirmiştir.

Ülkemizde 1960 lı yıllarda kurulan çocuk psikiyatrisi klinikleri benzer gelişim göstermiştir. Anabilim Dalı olduğu 1990 yılına kadar çok az sayıda kişi yetiştiren ve ilginin az olduğu bölüm, sonrasında ilginin ve öneminin artması ile birlikte göreceli olarak daha çok uzman yetiştirmekle birlikte, dünyadaki diğer kliniklere  benzer şekilde ilgisini kliniklere ve hastalara yöneltmiştir. Uzman sayısı azlığına karşın Türkiye nüfusunun yaklaşık yarısını çocuk ve genç nüfusunun oluşturması gibi nedenlerle ,klinik dışı çocuklarla ilişkisi yuva çocuklarında gelişebilecek patolojilerle ve faik-mümeyiz raporları ile sınırlı kalmış, adli psikiyatri ve çocuk hakları gündeme gelmemiştir.  Çocuk hakları  daha çok klinik içi çocukların tedavi hakları ve tedavi etiği çercevesinde tartışılmıştır.  Genel çocuk haklarına ilişkin konular sosyal konular olarak değerlendirilerek, psikologların,sosyal çalışmacıların,hukukçuların  ilgi alanı sayılmış,bu alanla ilgilenen çocuk psikiyatristleri ise az sayıda olan uzmanlıklarını gerçek işlerinde kullanmadıkları gibi gerekçelerle meslektaşları tarafından  eleştirilmiştir.

Ancak son zamanlarda tüm dünyada bu durum dikkat çekmeye başlamış, bir çok ülkede çocuk psikiyatristleri kliniklerinden çıkarak “Diğer çocuklar” için de bir şeyler yapmaları gerektiğini fark eder olmuştur. Tüm dünyada çocuğa karşı ve çocuktan kaynaklanan şiddete görülen artış,sık görülmeye başlanan çocuk istismarının ve ihmalinin oluşturduğu psikiyatrik ve sosyal  sorunlar, çocuk ruh sağlığının korunabilmesi için çocukların tüm haklarının korunması gerekliliğinin görülmesi, uzmanlara Çocuk Psikiyatrisinin açılımının sadece hastalık olmadığını ,çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları olduğunu, koruyucu hekimliğin önemini yeniden hatırlatmıştır.Ülkemizde özellikle değişen ceza kanunu ile çocuk cinsel istismarında   ruh sağlığının sorugulanmaya başlaması,şikayet konusu olsa da çocuk psikiyatrisinin adli psikiyatri ve çocuk hakları ile yeniden bağlantı kurmasını sağlamıştır. Bunun yanı sıra kliniktedeki psikopatolojilerin yol açtığı şiddet,madde kullanımı,suç gibi toplumsal olayların daha sık gündeme gelmesi, bu bağlantıları araştıran çalışmaların önemsenmesi çocuk psikiyatrisi ve çocuk hakları ilişkisini kuvvetlendirmiştir.

Çocuk psikiyatrisi çocuk haklarının neresinde sorusuna yeniden dönmek gerekirse; yanıt vermeye çocuğun ruhsal açıdan sağlıklı doğma hakkını sağlayacak toplumsal ruh sağlığının düzenlenmesi ile başlayabiliriz. Bir çocuğun gelişimini ve ruh sağlığını etkileyen,etkileme riski olan her türlü konu çocuk psikiyatrisinin ilgi alanında olmalı ve çocuk psikiyatrisleri çocuk hakları konusunda en aktif gruplardan birini oluşturmalıdır.

 

Facebooktwitterlinkedinmail

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.