); ga('send', 'pageview');

ÇOCUKLARIN ÖFKE NÖBETİ GEÇİRMEDEN SAKİN KALMALARINI SAĞLAMAK İÇİN ÖNERİLER

Çocuklar bazı durumlarda duygularını düzenlemekte ve sakin olmakta sıkıntı yaşarlar. Bu durumlar genellikle öfke patlamaları, tartışmalar, bağırmalar, ağlamalarla sonuçlanır. Bu süreç her çocuk için geçerli değildir. Ama duygularını yaşıtlarından daha yoğun yaşayan ve tepkilerini daha farklı gösteren çocukların sakinleşmeleri daha zordur ve uzun sürebilir. Bu sırada çocuğa mantıklı gerekçeler anlatmak ya da onunla tartışmak işe yaramaz.

Bu durumu engellemek ve süreci doğru yönetebilmek için ebeveynlere yol gösterici bazı öneriler oluşturulabilir.

Bunlardan ilki çocuğa duygularını tanımayı ve düzenlemeyi öğretmektir. Duyguları duruma göre yönlendirmek ve doğru bir şekilde göstermek öğrenilebilir. Çocuklar duyguları bebeklikten başlayarak öncelikle ebeveynlerini taklit ederek ve ebeveynlerinin onlara karşı tutumları ile tanırlar. Ebeveynler sürekli çocuklarının mutlu olmasını istemekte, hatta bu durumu abartabilmektedir. Oysa çocukların tek tanımaları gereken duygu mutlu olmak değildir. Üzüntü, sıkıntı gibi başka duygular da vardır ve çocuklar bunlar gibi olumsuz duyguları da  öğrenmelidir. Sadece mutlu olmak insan için yeterli değildir. Zor duyguları kabullenmek  mutluluğu kabullenmekten zordur. Bunedenle çocuğa zor duyguları kabullenmeyi öğretmek gerekir. Yoksa bu duyguları kabullenememenin sonu hayal kırıklığı ve öfke olur.

İkinci öneri çocuklara duygularını yönetmek için örnek olmaktır. Ebeveynler kendi duygularını anlatamıyor ve yönetemiyorsa çocuğun öğrenmesi zor olacaktır. Özellikle zor kabul edilen duyguları yönetmek önemlidir. Örneğin kızgın olduğunuz için çocuğunuzla sakin bir ilişki kuramadığınız zaman  “önemli bir işi yapmayı unuttum. O nedenle sinirliyim.” diyebilirsiniz. Böylece sizin yaptığınız gibi çocuğu da duygularını tanımlamaya teşvik edebilirsiniz. Bunu düzenli hale getirmek için çocuğun  bir nedenle kızmaya başladığını fark ettiğinizde ona “ ne hissettiğini” sorar  ve söylemesi için yardımcı olursanız dugularını tanımlamasını ve anlatmasını desteklemiş olursunuz.

Bir başka yapılması gereken şey çocuğun duygularını anladığınızı ona söylemektir. Çocuğun sakinleşmesine yardımcı olacaktır. Bu çocuğun duygusunu anlamak ve kabul etmek şeklinde yapılmalıdır. Onu değiştirmeye çalışmak ya da duygusunun gereksiz olduğunu söylemek şeklinde yapıldığında durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirir.”Kızacak ne var?, Ne oldu sanki?” gibi müdahaleler yerine . “Şu anda kızgın olduğunun farkındayım” demek doğru seçimdir.. Eğer duygusunu anlayamadıysanız o zaman “Ne hissettiğini anlamaya çalışıyorum1 diyebilirsiniz. Sizin duygusunu anlamanız ya da  anlamaya çalışmanız onun öfkesini kontrolüne yardımcı olacaktır.

Çocuğun davranışlarına, yüz ifadelerine dikkat etmek onu sakinleştirmek için yol bulmanın iyi bir yöntemidir. Örneğin öfkelendiği zaman yumruklarını sıkıyorsa, “Böyle durumlarda yumrukları sıkıp açmak benim de hoşuma gider, rahatlatır diyerek bu hareketi onunla birlikte yapabilirsiniz.

Çocuklardan olan istekleri net ve kesin olarak ifade etmek çocukların duygusal iniş çıkışlarını azaltır. Örneğin önceden uyku saati belirlenmesi her akşam “artk geç oldu yat” demekten daha etkindir. Çocuklar bir şey yaparken aniden “Tamam bitti” denildiği zaman duygu kontrolünü kaybedebilirler. Bu nedenle önceden net bir şekilde bilgi vermek yardımcı olacaktır. Örneğin 20 dakika sonra yatma saatin gelecek ve oyunun bitmes,i gerekecek gibi. Çocuklar yine de uykuya gitmekte zorlanabilirler. Ama aniden söylenme durumundan daha kolay duygularını kontrol ederler.

Duygu kontrolünün zor olacağı yerlerde, özellikle daha önce benzer sorun yaşanan yerler ve olaylar için önceden konuşmak yararlı olur. Örneğin daha önce restorana gidildiğinde istediği bir şey engellendiği için sorun çıktıysa tekrar giderken yine istediğini yapamayacağını, buna hazırlıklı olması gerektiğini konuşmak gerginliği azaltır. Ama bu konuşma tehdit etme şeklinde olmamalıdır.

Çocuklardan istekli olmadıkları şeyler yapmaları istendiğinde, onlara seçenekler vermek sorunları azaltıp, uyumu artırabilir. Ona iki seçenek sunmak çocuğun sizinle pazarlık yapmasını engelleyebilir. Örneğin şimdi yatmaya hazırlanabiliriz ve ben sana kitap okurum ya da 15 dakika sonra yatmaya gidebilirsin ama o zaman kitap okumam gibi. Çocuk seçme hakkı olduğunu hissettiğinde tartışma olma olasılığı azalır.

Çocukları öfkelendiren durumlardan biri bir konuda başarısız olmaları, yapmak istedikleri şeyi başaramamalarıdır. Bu durumda ebeveynler onun yerine bu sorunu çözerek sakin kalmasını sağlamaya çalışırlar. Oysa kendi yapamadığını ebeveyninin yapması onu daha da öfkelendirecektir. Onun yerine bir ara vermesini sağlamak, onunla bu arada başka kısa bir şeyler paylaşmak, sonra yeniden denemesini izlemek ve çabasını övmek yapılacak doğru şeydir.

Çocuklara onları eleştirmeden, öğüt vermeden, bir şey beklemeden, onun istediği şekilde geçirmek için  ayrılacak zaman başka sorunların çıkmasını engelleyebilecektir. Bu zamanın çok uzun olması gerekmez. Günde ona ayıracağınız 15-20 dakikalık zaman ona değer verdiğinizi gösterir.

Bazen bu tür davranışları görmezden gelmek, çocuk öfkeli bir şekilde davranırken tepki vermeyip odadan çıkmak, buna karşın olumlu davranışları olduğunda onunla ilgilenmek etkin bir yoldur. Olumsuz davranışlarıyla değil, olumlu davranışları ile dikkatinizi çekebildiğini görmek, çocuğun olumsuz davranışları yapmasını azaltır.

Facebooktwitterlinkedinmail

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.